Boşanmak istiyorum. Süreç nasıl işler?
Boşanma tek bir süreç değil, birbirine bağlı birkaç meseledir: evliliğin sona ermesi, çocukların durumu, nafaka ve malların paylaşımı. Hangi yolu seçtiğiniz bunların hepsini etkiler.
Bu sayfada 6 bölüm
Şiddet varsa ne yapılmalı?
Koruma tedbiri; aile içi şiddete, tehdide, psikolojik baskıya veya benzeri davranışlara maruz kalan kişilerin can güvenliğini ve temel haklarını korumak amacıyla alınabilen geçici hukuki önlemlerdir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında düzenlenmiştir.
Boşanma davası açmadan da alınabilir
Koruma tedbiri talep edebilmek için boşanma davası açılmış olması gerekmez. Şartlar oluştuğunda boşanma davasından önce de talep edilebilir.
Bu talep için avukat zorunlu değildir. Aile mahkemesine, mülki amire ya da kolluk birimlerine doğrudan başvurabilirsiniz.
Kimin için istenebilir?
- Eş
- Boşanma aşamasındaki eş
- Eski eş
- Çocuklar
- Aynı aile bireyleri
Hangi tedbirler uygulanabilir?
- Ortak konuta yaklaşmama
- Mağdura yaklaşmama
- İletişim araçlarıyla rahatsız etmeme
- Hakaret ve tehditte bulunmama
- İş yerine veya okula yaklaşmama
- Silahın teslim edilmesi
- Gerekli görülen diğer koruyucu veya önleyici tedbirler
Hangi tedbirlerin uygulanacağı, olayın özelliklerine göre yetkili makam tarafından değerlendirilir.
Karar ne kadar sürede verilir?
Bu başvurular niteliği gereği ivedilikle değerlendirilir; kanunun amacı, tehlike altındaki kişinin güvenliğinin gecikmeksizin sağlanmasıdır. Uygulamada şartların bulunması halinde karar çoğu zaman aynı gün ya da kısa süre içinde verilebilmektedir. Süre; başvurulan merciye, dosyanın özelliklerine ve ilgili birimin iş yoğunluğuna göre değişebilir.
Karar verildikten sonra ilgililere ve kolluk birimlerine tebliğ edilmesiyle birlikte uygulama başlar.
Koruma tedbiri ile tedbir nafakası aynı şey mi?
Koruma tedbiri, tehlike altındaki kişiyi korumak için alınır. Tedbir nafakası ise boşanma süreci boyunca eşin ya da çocukların geçimini sağlamaya yönelik ayrı bir hukuki kurumdur. Biri için diğerine hükmedilmiş olması gerekmez; ikisi birlikte de talep edilebilir.
Avukat desteği neden önemli?
Koruma tedbiri taleplerinde olayın doğru şekilde anlatılması, hukuki dayanakların eksiksiz ortaya konulması ve sürecin etkin biçimde takip edilmesi önem taşır. Özellikle boşanma davasıyla birlikte yürütülen taleplerde usul kurallarının doğru uygulanması, hak kaybı yaşanmaması bakımından belirleyicidir.
İki yol var: anlaşmalı ve çekişmeli
Aralarındaki fark süre değil, uzlaşma. Her konuda anlaşabiliyorsanız anlaşmalı, anlaşamıyorsanız çekişmeli boşanma söz konusu olur.
Anlaşmalı boşanma
- Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması
- Eşlerin boşanmak için mahkemeye birlikte başvurmaları veya birinin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi
- Boşanma ve boşanmaya bağlı bütün sonuçlar üzerinde anlaşılmış olması
- Tarafların mahkemede hazır bulunup dinlenmesi
- Tarafların hazırlayıp imzaladıkları protokolü hakimin uygun bulması
Bir yıl şartı neden var? Eşlerin birbirini tam olarak tanımadan, evlilik birliğini sürdürmeyi denemeden boşanmaya karar vermelerinin önüne geçmek için konulmuştur. Hakim bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştırır; ayrıca ileri sürülmesi gerekmez.
Evliliği bir yıl sürmemiş eşlerin boşanabilmesi için başka yollar vardır. Bu durumda eşler, Medeni Kanun'da sayılan diğer sebeplere dayanarak çekişmeli boşanma davası açabilirler. Bu şekilde açılan davalarda boşanma sebebinin ve eşler arasındaki kusurun ispat edilmesi gerekir.
Protokolde velayet, kişisel ilişki, nafaka ve mal paylaşımı gibi bütün konular düzenlenir. Hakim protokolü çocuğun menfaati bakımından yetersiz bulursa değişiklik isteyebilir.
Süreç çoğunlukla tek duruşmada tamamlanır.
Çekişmeli boşanma
Taraflar boşanma ve boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşamıyorsa bu yol izlenir. Anlaşamamak için boşanma iradelerinin farklı olması da gerekmez: her iki taraf da boşanmak istediği halde çocuğun velayeti, nafaka ya da tazminat konusunda uzlaşılamıyorsa dava çekişmeli olarak görülür.
Anlaşmanın mümkün olduğu hallerde anlaşmalı yolu tercih etmek, süreci hem maddi hem manevi olarak daha taşınabilir kılar.
Medeni Kanun'da sayılan boşanma sebepleri şunlardır:
- Zina
- Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
- Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
- Terk
- Akıl hastalığı
- Evlilik birliğinin sarsılması — şiddetli geçimsizlik
Sebebe göre süreler
Boşanma sebeplerinin bir kısmı süreye bağlıdır. Süre geçtiğinde o sebebe dayanılarak dava açılamaz; bu yüzden hangi sebebe dayanılacağı kadar ne zaman dayanılacağı da belirleyicidir.
| Sebep | Süre |
|---|---|
| Zina | Boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay; her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. |
| Hayata kast, pek kötü muamele, onur kırıcı davranış | Sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay; her halde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. |
| Küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz yaşam sürme | Hak düşürücü süreye bağlanmamıştır. |
| Terk | İhtar şartının gerçekleşmesinden iki ay sonra dava açılabilir. |
| Akıl hastalığı | Dava hakkı herhangi bir süreye tabi değildir. |
Davada bu sebeplerden birine dayanmak ve sebebin varlığını hukuka uygun delillerle ispat etmek gerekir. Bu nedenle dilekçelerin usulüne uygun sunulması, özellikle delil dilekçesinin süresi içinde dosyaya girmesi belirleyicidir. Tahkikat süreci boyunca beyanların doğruluğu konusunda hakimin ikna edilmesi gerekir.
Karşı tarafın kusurlu davranışlarını ispatlayan taraf, olayın niteliğine göre tazminat ve nafaka talep edebilir.
Sürecin ne kadar süreceği; delillerin toplanmasına, tanık sayısına, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir.
Dava nereye açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Aile mahkemesi kurulmamış yerlerde hangi asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirlenir.
Bu ayrıntı önemsiz değildir: kararın aile mahkemesi sıfatıyla verilmemesi bozma nedenidir.
Yetkili mahkeme ise iki seçenekten biridir:
- Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi
- Ya da eşlerin boşanmadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesi
Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.
Velayet neye göre belirlenir?
Velayet, çocuğun bakımının, sağlığının, eğitiminin ve genel ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla anne ve babaya yüklenen yasal sorumluluktur. Ebeveynler, çocuğun fiziksel ve zihinsel gelişimini en iyi şekilde sağlamakla yükümlüdür. Velayet, çocuk on sekiz yaşını dolduruncaya kadar devam eder.
Boşanmada tek ölçüt vardır: çocuğun üstün yararı. Annenin ya da babanın "hakkı" değil, çocuk için hangisinin daha iyi olduğu değerlendirilir.
Mahkeme neye bakar?
- Ebeveynlerin gelir durumu ve yaşam koşulları
- Çocuğa sundukları ve sunabilecekleri imkanlar
- Çocuğun tercihleri
- Çocuğun fiziksel ve psikolojik iyiliği
Mahkeme gerektiğinde uzman raporu alır ve idrak çağındaki çocuğu dinler.
Velayet kendisinde olmayan eşin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı vardır; bu ilişkinin kapsamı kararda ayrıca düzenlenir.
Geçici velayet kararı
Boşanma davası sürerken çocuğun hangi ebeveynin yanında kalacağına dair verilen geçici karardır. Dava sonuçlanana kadar geçerliliğini korur; dava bittiğinde velayet hakkında nihai karar verilir.
Karar verilirken çocuğun halihazırda kimin yanında olduğu, okul durumu, sosyal yaşantısı ve ebeveynler arasındaki ilişkiler değerlendirilir. Amaç, çocuğun güvenliğini ve istikrarını korumaktır.
Geçici velayet kararına taraflar itiraz edebilir.
Velayet sonradan değiştirilebilir mi?
Boşanmadan sonra açılan velayet davası; çocuğun bakımı, eğitimi ve genel refahı hakkındaki sorumluluğun hangi ebeveynde olacağının yeniden belirlenmesi için görülür.
Değişikliğe gerekçe olabilecek başlıca durumlar:
- Ebeveynlerden birinin evlenmesi. Yeni bir evlilik, mevcut velayet düzeninin sürdürülmesini engelleyebilir.
- Yer değiştirme. Bir ebeveynin uzun süreli seyahate çıkması ya da başka bir şehirde yaşamaya başlaması gerekçe oluşturabilir.
- Bir ebeveynin vefatı. Çocuğun üstün yararını koruyacak şekilde yeni bir düzenleme yapılır.
- Çocuğun durumunda olumsuz gelişmeler. Bakım şartlarının, eğitiminin veya genel refahının kötüye gitmesi talebe sebep olabilir.
Değişiklik talebinde bulunan kişi aile mahkemesine dilekçeyle başvurur. Dilekçede gerekçeler ve bunları destekleyen somut deliller yer almalıdır. Mahkeme mevcut durumu çocuğun üstün yararı bakımından değerlendirerek karar verir.
Velayet davasının şartları
- Çocuğun ergin olmaması. On sekiz yaşını doldurana kadar velayete ilişkin düzenleme yapılabilir.
- Boşanma veya ayrılık durumu. Dava, boşanmış ya da ayrı yaşayan ebeveynler arasında açılır.
- Görevli ve yetkili mahkeme. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla bu davalara bakar. Yetkili mahkeme ise çocuğun ikametgahının bulunduğu yerin aile mahkemesidir.
- Dilekçe ve belgeler. Dava dilekçesinde talepler ve gerekçeler açıkça belirtilmeli; boşanma ya da ayrılık belgeleri dosyaya eklenmelidir.
Avukat desteği neden önemli?
Velayet davasında dosyanın eksiksiz hazırlanması ve sürecin doğru yönetilmesi sonucu doğrudan etkiler.
Nafaka türleri sık karıştırılıyor
Nafaka, bir kişinin geçimini sağlayabilmesi için mahkeme kararıyla ödenen düzenli maddi destektir. Medeni Kanun'da dört tür sayılır; üçü boşanmayla ilgilidir, biri hısımlar arasındadır.
Tedbir nafakası
Boşanma veya ayrılık davası sürerken, eşlerden biri ya da çocuklar için hükmedilir. Geçicidir ve dava süresince devam eder.
Yoksulluk nafakası
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin, diğer eşten maddi destek almasını sağlar. Nafaka alacaklısının ağır kusurlu olmaması gerekir. Süresiz bağlanabilir; ancak belirli şartlar gerçekleştiğinde kaldırılabilir.
İştirak nafakası
Velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkı olarak ödediği nafakadır. Çocuk reşit olana kadar devam eder.
Yardım nafakası
Bu tür boşanmayla ilgili değildir. Yakın hısımlar arasında — üstsoy ile altsoy, kardeşler gibi — ekonomik olarak zor durumdaki kişiye ödenir. Ödeyecek kişinin mali gücünün bulunması aranır.
Her nafaka türü mahkeme kararına bağlıdır ve şartlar değiştikçe yeniden düzenlenebilir ya da sona erdirilebilir. Türler birbirinden bağımsızdır; biri reddedilirken diğerine hükmedilebilir.
Mahkeme nafakayı neye göre belirliyor?
Miktar keyfî değildir; mahkeme tarafların koşullarını tartarak karar verir. Değerlendirilen başlıca unsurlar şunlardır:
- Tarafların ekonomik durumu ve ödeme gücü. Alacaklının geçim kaynakları, geliri ve malvarlığı incelenir. Aynı şekilde yükümlünün geliri, malvarlığı, borçları ve gerçekten ödeyebilecek durumda olup olmadığı değerlendirilir.
- Alacaklının ihtiyaçları ve yaşam standardı. Gerçekten maddi sıkıntıya düşüp düşmediği ve geçinebilmesi için ne kadar desteğe ihtiyaç duyduğu belirlenir. Boşanma öncesindeki yaşam düzeyinin mümkün olduğunca sürdürülebilmesi gözetilir.
- Kusur durumu. Nafaka isteyen taraf boşanmanın sebeplerine önemli ölçüde katkıda bulunmuşsa, bu durum miktarı etkileyebilir ya da talebin reddine yol açabilir.
- Çocuğun ihtiyaçları. İştirak nafakasında çocuğun yaşı, eğitim düzeyi, sağlık ihtiyaçları ve yaşam standardı belirleyicidir. Sağlık sorunu veya özel eğitim gereksinimi gibi bir durum varsa miktar buna göre artırılabilir.
- Sonradan değişen koşullar. Nafaka bağlandıktan sonra tarafların durumu değişirse miktar yeniden değerlendirilebilir, azaltılabilir ya da nafaka tamamen sona erdirilebilir.
Süresiz nafaka nedir?
Yoksulluk nafakasının süre sınırı olmaksızın, ömür boyu bağlanmış halidir. Mahkeme miktarı belirlerken alacaklının yaşam standardını, ihtiyaçlarını ve ekonomik durumunu değerlendirir. Alacaklının ağır kusurlu olmaması burada da şarttır.
Süresiz olması, hiç değişmeyeceği anlamına gelmez. Alacaklı yeniden evlenirse, fiilen evli gibi bir yaşam sürerse ya da ekonomik durumu ciddi biçimde düzelirse nafaka sona erdirilebilir. Ayrıca nafaka yükümlüsünün talebi üzerine miktar mahkemece yeniden değerlendirilebilir.
Mal paylaşımı boşanmayla aynı dava mı?
Mal paylaşımı davası, boşanma davasıyla birlikte aynı dosyada görülemez. Aynı anda ayrı bir dava olarak açılabilir; ancak bu durumda mahkeme boşanmanın kesinleşmesini bekletici mesele yapar. Yani önce boşanma kararı verilir ve kesinleşir, mal paylaşımı davası ondan sonra görülmeye başlanır.
Paylaşım, kural olarak evlilik içinde edinilmiş malların eşit paylaşılması esasına dayanır.
Evlilik tarihine göre iki dönem
Medeni Kanun'un yürürlük tarihi 1 Ocak 2002'dir. Bu tarihten önceki dönem ile sonraki dönem tamamen farklı kurallara tabidir.
- 1 Ocak 2002 öncesi. O tarihte yürürlükte olan kanun, eşler arasında mal ayrılığı rejimini kabul ediyordu. Bu dönemde satın alınan mal, kimin üzerine kayıtlıysa ona ait sayılır.
- 1 Ocak 2002 sonrası. Yürürlüğe giren Medeni Kanun, yasal rejim olarak edinilmiş mallara katılma rejimini kabul etti. Evlilik içinde edinilen mallar kural olarak yarı yarıya paylaşılır.
Her iki dönem için de ortak kural şudur: evlenmeden önce alınan mallar kişisel maldır; kimin üzerine kayıtlıysa onun sayılır ve paylaşım hesabına dahil edilmez.
Dört mal rejimi
Eşler aksine bir sözleşme yapmadıkça yasal rejim uygulanır. Ancak evlilik öncesinde ya da evlilik sırasında sözleşme yaparak farklı bir rejim seçilebilir.
- Edinilmiş mallara katılma. Yasal rejimdir. Evlilik süresince edinilen mallar paylaşıma tabidir.
- Mal ayrılığı. Her eş kendi malını bağımsız yönetir. Boşanmada herkes yalnızca kendi adına kayıtlı malın sahibi olur; paylaşım yapılmaz.
- Paylaşmalı mal ayrılığı. Her eş kendi malvarlığını korur; ancak evlilik boyunca ortak edinilen mallar tasfiye edilerek belirli kurallara göre paylaşılır.
- Mal ortaklığı. Eşlerin malvarlıkları ortak kabul edilir ve boşanmada belirlenen oranlarda bölüştürülür.
Hangi rejimin geçerli olduğu, boşanmada paylaşımın nasıl yapılacağını doğrudan belirler. Mal rejimi sözleşmesinin geçerlilik şartları vardır; usulüne uygun yapılmayan bir sözleşme sonuç doğurmayabilir.
Görüşmeye gelirken
Kimlik ve nüfus bilgileri
Evlenme tarihi, çocukların doğum tarihleri ve varsa önceki mahkeme kararları.
Ekonomik durum
Gelirleriniz, eşinizin geliri hakkında bildikleriniz, tapu ve araç kayıtları, banka hesapları, krediler.
Elinizdeki deliller
Mesajlar, fotoğraflar, hastane raporları, tanık olabilecek kişiler. Eksik olması sorun değil; neyin gerekli olduğu görüşmede belirlenir.
Ne istediğinizi düşünün
Velayet, ev, nafaka konusunda önceliğiniz ne? Her şeyi aynı anda kazanmak yerine neyin sizin için gerçekten önemli olduğunu bilmek stratejiyi belirler.